Bir akşam bildiğin satrançta güzel bir plan kurmak istersin. Başka bir akşam zarların açtığı fırsatları kovalamak ya da bir arkadaşınla aynı hamleyi iki farklı görev üstlenerek düşünmek. Rovian’da bu yazı için seçtiğimiz beş oyun, aynı satranç sevgisine farklı yerlerden dokunuyor.
Klasik Satranç, Fischer 960, Zarlı Satranç, Taç Nöbeti ve El & Beyin’i birlikte tanıyalım. Her biri için önce amacı, sonra oyunun nasıl ilerlediğini ve ilk denemende işine yarayacak bir fikri anlatacağız.
1. Klasik Satranç: planını kur, rakibinin planını çöz
İki oyuncu, 64 kare ve her tarafta 16 taş. Amaç, rakibin şahını mat etmek: şah tehdit altındayken rakibin bu tehdidi ortadan kaldıracak hiçbir yasal hamlesinin kalmaması. Şahı tahtadan almazsın; onu kaçışı olmayan bir konumda yakalarsın.
Sırayla birer hamle yaparsınız. Piyonlarınla alan açar, at ve fillerini geliştirir, şahını güvene alırken rakibin ne hazırladığını takip edersin. Her taş alışının iyi hamle olmaması da oyunun güzelliği: bazen bir piyonu kazanmak yerine taşlarını birlikte çalıştırmak daha değerlidir.
Örneğin açılışta bir merkez piyonu sürüp atını geliştirdin. Sonraki hamleyi seçerken yalnız yeni bir saldırı arama; rakibin son hamlesinin hangi taşını tehdit ettiğine de bak. Her tur kendine “Rakibim ne istiyor?” diye sormak, ilk oyunlarında çok işe yarayan bir alışkanlık.
Tanıdık kurallarla düşünmek, taktiklerini geliştirmek ve zamanla daha sağlam planlar kurmak istiyorsan buradan başla. Rovian’ın klasik eşleşmesinde o sırada müsait başka bir oyuncu aranır, puanın bu seçimde kullanılmaz; dereceli maçın sonucu ise puanına işler. Klasik Satranç için oyun lobisini aç.
2. Fischer 960: ezberden önce tahtaya bak
Fischer 960, yani Satranç 960, taşların hareketini değil başlangıç düzenini değiştirir. Arka sıradaki taşlar 960 geçerli dizilişten biriyle yerleşir; iki taraf aynı düzeni karşılıklı olarak kullanır. Filler zıt renkli karelerde, şah ise iki kalenin arasında başlar. Piyonlar yine ön sıradadır ve amaç yine mat etmektir.
Bu kez oyuna bakar bakmaz alıştığın açılışı oynayamazsın. Bir atın gelişeceği kare, bir filin önünü açacak piyon veya şahını koruyacak yapı farklı olabilir. Her yeni diziliş, ilk hamleden itibaren küçük bir konum çözme bulmacası sunar.
Rok da vardır, fakat başlangıç kareleri farklı olduğu için yolu dikkatle incelemelisin. Rok tamamlandığında şah kendi arka sırasında c veya g sütununa, kale d veya f sütununa yerleşir. Hangi taşların yolu açması gerektiğini ve şahın geçeceği karelerin güvenliğini kontrol etmek önemlidir.
İlk oyununda aceleyle piyon sürmek yerine iki soruyla başla: Hangi taşım kolay gelişiyor? Şahım hangi tarafta daha rahat güvende kalır? Açılış ezberinden uzaklaşıp kendi fikrini üretmek istiyorsan Fischer 960’ı keşfet.
3. Zarlı Satranç: tek hamleyi değil, bütün turu düşün
Zarlı Satranç’ta her turun başında üç zar atılır. Zar yüzleri piyon, at, fil, kale, vezir veya şah gibi taş türlerini gösterir. Her hareket uygun bir zar hakkını tüketir; böylece tek turda birden fazla hamle yapabilirsin. Kurala göre mümkün olan en fazla zar hakkını kullanman gerekir.
Örneğin iki at ve bir piyon zarı geldiğini düşün. Konum izin veriyorsa aynı atı iki kez oynatabilir ya da iki farklı atı hareket ettirebilirsin; piyon hakkını da bu hamlelerin arasına yerleştirebilirsin. Ama sıra önemlidir: ilk hareketin sonraki taşın yolunu açabilir veya kapatabilir. Her zarın mutlaka oynanabileceği garanti değildir; tahtadaki konum belirleyicidir.
Klasikten en büyük farkı kazanma koşulu: şah çekme ve mat yoktur. Rakip şahı doğrudan alan kazanır. Bu yüzden şahını alıştığın “şah altında değilim” düşüncesiyle güvende sayma; rakibin bir tur içinde art arda yapabileceği hareketleri de hesaba kat.
İlk denemende zarları gördükten sonra hemen bir taşı sürmek yerine, yapabileceğin hamle dizilerini karşılaştır. Bir hamlede cazip görünen taş alışından daha güçlü bir devam bulabilirsin. Değişen fırsatlar ve sürprizli turlar hoşuna gidiyorsa Zarlı Satranç seçeneğini aç.
4. Taç Nöbeti: tacı almak başlangıç, korumak asıl oyun
Taç Nöbeti’nde şah yerine ikinci bir vezirin vardır; şah çekme ve mat yoktur. Ekranda 8 sütun ve 9 satırlık bir tahta görürsün. Hedef, taç işaretli E5 karesine bir taşını götürmek ve onu koruyarak puan toplamaktır. İlk hamlende tacı alamazsın.
Tacı tutan taş hareket edemez. Rakibin bu taşı alamadan sırasını tamamlarsa bir puan kazanırsın. Örneğin tacı aldın ve rakibin başka bir taşını oynadı: taçtaki taşın yerindeyse puan senin olur. Rakip o taşı alırsa taç, onu alan rakip taşa geçer. Alınan taşlar daha sonra tahtaya geri dönmez.
İlk 10 puana ulaşan kazanır. Maçın beş dakikası dolduğunda yüksek puanlı taraf kazanır; eşitlik varsa bir sonraki puanı alan oyunu bitirir. Her hamle için 10 saniyen vardır ve süreyi geçirirsen sıra rakibine geçer. Dolayısıyla hedefi savunurken kararlarını da hızlı vermen gerekir.
İlk oyunda tacın üstüne tek başına bir taş göndermek yerine, o taşı hangi taşlarının destekleyeceğini düşün. Bazen rakibin yaklaşma yolunu kapatmak, uzaktaki bir taşı almaktan daha işe yarar. Kısa kararlar, alan kontrolü ve hedef savunması sana göreyse Taç Nöbeti seçeneğini aç.
5. El & Beyin: bir hamle, iki kişinin kararı
El & Beyin dört oyuncuyla, ikişer kişilik iki takım hâlinde tek tahtada oynanır. Her takımın bir beyni ve bir eli vardır. Amaç klasik satrançtaki gibi rakibi mat etmektir; fark, hamle kararının iki oyuncu arasında paylaşılmasıdır.
Beyin yalnızca taş türünü söyler: “at”, “fil” veya “piyon” gibi. Hangi taşın hangi kareye gideceğini tarif etmez. El, söylenen türdeki taşlardan hangisini oynatacağını ve hangi yasal hamleyi yapacağını seçer. Böylece biri yön verirken diğeri tahtadaki somut kararı alır.
Örneğin beyin “at” dediğinde aklında bir çatal olabilir. El ise aynı türde başka bir taşı savunmaya götürebilir. İki oyuncu da aynı tahtayı görür ama aynı fikri okumak zorunda değildir. Oyunun hem zorlayan hem güldüren tarafı bu: iyi bir fikir bulmak kadar, arkadaşının görebileceği bir fikir seçmek de önem kazanır.
İlk denemenizde kuralı basit tutun: beyin taş türü dışında hamleyi ele veren ipuçları vermesin; el de kendi değerlendirmesini yapsın. Farklı seviyelerdeki arkadaşların birlikte düşünmesi ve birbirinin bakış açısını tanıması için güzel bir seçenek. Dört kişiyi bir araya getirin ve El & Beyin sayfasını açın.
Bugünkü oyununu seç
Sakin bir plan ve tanıdık kurallar için Klasik Satranç. Her başlangıçta yeni bir bulmaca için Fischer 960. Art arda hamleler ve değişen fırsatlar için Zarlı Satranç. Bir hedefi hızlı kararlarla savunmak için Taç Nöbeti. Arkadaşlarınla aynı takımda düşünmek için El & Beyin.
Web’de hızlı eşleşme lobisinde ilk dört oyun arasından oynamak istediklerini bağımsız olarak seçebilirsin. Aramaya başlamak için en az bir mod açık kalmalı. El & Beyin’e ise kendi sayfasından ulaşırsın. Süre ve puan bilgisi, girdiğin oda veya eşleşme akışına göre değişebileceği için oyun ekranındaki bilgileri kontrol et.
Oyun lobisine geç ve bugün merak ettiğin oyunu seç. İlk denemede her şeyi çözmek zorunda değilsin; farklı kuralları keşfetmek de oyunun bir parçası.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.
Diğer yazıları keşfet